8 Eylül 2015 Salı

Aile Çay Bahçesi - Yekta Kopan | İnceleme


    Müzeyyen’in hayatının ve düşüncelerinin tadı damağımda kaldı, farklı derin bir öykü. Genç bir kadın ve etkilendiği insanlar.Çok yönlü, içsel bir roman olan Aile Çay Bahçesi, ilgiyle okuduğum, sevilesi bir kitap.





Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sa-hi ben babamın neyiydim? Bütün bu hikâyenin içinde benim rolüm neydi, diye düşündüm hep. Benim repliklerimi kim yazmıştı, mizansenlerimi kim belirlemişti? Sahneye hangi taraftan gireceğime, uslu kızı oynarken neler giyeceğime, içimdeki kötülüğü kusmaya başladığımda nelerden soyunacağıma kim karar vermişti? Okuduğum bütün kitaplarda beni bana anlatacak bir karakter arardım. Dinlediğim radyo oyunlarından, izlediğim filmlerden bir cümlecik çalmaya çalışırdım. Saatçi Nejat Bey ile ev hanımı Meral Hanım'ın kızı Müzeyyen'i bana anlatabilecek bir cümle.
Yekta Kopan'ın yeni romanı Aile Çay Bahçesi'nin, çoğu kadının kendinden izler bulacağı unutulmaz bir kahramanı var: Müzeyyen... Aile yaşamının gizli şiddetine başkaldıran, kardeşinin doğumuyla kendi varlığının silinmeye başladığını hisseden bir kadın... Kopan'ın romanı, güçlü, okuru kıskaca alan bir anlatımla sarsıcı bir finale uzanıyor.




   
   Bu aralar günler aydınlığa çıkamıyor, her biri elimizde patlayıp can alıyor.Böyle günlerde ne yapsak içimize sinmiyor.Allah ülkemizi korusun, daha çok can gitmesin.

   Aile Çay Bahçesi, kütüphaneden aldığım bir kitap.İlgili yazıyı dün yayınladım.İlk başladığım kitap bu.  Kafam dolu, kitap okumak aşırı odaklanma ve gayret gerektiriyor.İnceliğinden dolayı bu kitabı seçtim.

  Kitap Müzeyyen adlı karakterimizin yaşadığı olaylarla geçmişe dönüp anılarını bizlere sunmasından oluşuyor.Müzeyyen bir yandan geçmişe dönüp anılarıyla hesaplaşırken bir yandan da devam eden hayatını, gelgitlerini paylaşıyor bizlerle.

  Ana karakteri sıkıcı bir tipti bence, hiçbir şeyden zevk almayan bir tip yine de olaylara doğrudan onun gözünden bakınca ister istemez alışıyorsunuz ama benim hayatımda böyle bir insan olsa sevmezdim muhtemelen.

  Karakterin yani kitabın bazı takıntıları vardı.Yanlış anlamayın, hani deriz ya siyah kedi uğursuzluk getirir diye, o tarz takıntılar.Bu da kitaba ruh katmıştı.Aynı zamanda sıradan bir kadının, sıradan hayatını anlattığı için hem yakınlık duydum hem de her insanın içi bu kadar derin mi diye düşünmeden edemedim.Sanıyorum, insanlara yaklaşımımda yeni bir soluk getirecek bu kitap.

  Kısa kısa bölümlerden oluşuyor olması kitap için bir başka artı.Eğer uzun bölümlü olsaydı Müzeyyen'e, karamsarlığına ve ukalalığına daha fazla tahammül edemezdik.Karakteri sevmedim demiştim.

  Benim arada sırada elime aldığım, aldığımda bırakamadığım bir kitap oldu, öneriyorum.



Yekta Kopan (d. 1968, Ankara), Türk yazar, seslendirme sanatçısı ve televizyon sunucusudur.

Sesi Jim Carrey, Michael J. Fox, çizgi film karakteri Sylvester ve Buz Devri (film) animasyon karakteri Sid ile özdeşlemiş bir seslendirmecidir.

Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri adlı öykü kitabı 2002 Sait Faik Hikaye Armağanı'na, Bir de Baktım Yoksun adlı öykü kitabi ise 2010'da hem Haldun Taner Öykü Ödülü'ne, hem de Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne değer görülmüş bir öykücüdür.

NTV televizyon kanalında her gün yayınlanan "Gece Gündüz" adlı kültür-sanat programının sunuculuğunu yapmaktadır.




  

"Kötü olmak, iyiymiş gibi davranan bir sahtekar olmaktan daha kötü değil."

"Böyledir zaten, çocukluk, utanılacak sayısız anın birikimidir."

"Ağaçları, kuşları adıyla bilmeyen bütün insanlara okkalı bir küfür savurdum içimden. Ağaç değil onun adı; zeytin, çınar, elma, kavak…Kuş değil onun adı; güvercin, serçe, karga, saka…
İnsan değil bizim adımız; yalancı, katil, ikiyüzlü, rezil…"

"Oysa yağmurda ıslanmanın verdiği huzur hiçbir şeyde yoktur. İnsan olmaktan utanmadığın tek andır, ağaçlar gibi, çiçekler gibi, köpekler, kuşlar, kediler, bildiğin bilmediğin bütün hayvanlar gibi ıslandığın an. Doğanın bir parçası olduğunu hissedersin. Manzaraya dışarıdan bakan kibirli insanlardan uzakta, o manzaranın bir parçası olursun. Irkının kendini beğenmişliğini unutur, bir böcek kadar özgür, sunarsın kendini doğaya. Yalan yoktur o anda. Aldatma yoktur. İki kuruşluk hesap için bin kazık atan dostlar, uçkurunun derdine düşmüş babalar, hayatını altüst eden kardeşler yoktur. Yağmur damlaları vardır sadece. Bir de sen."





DR/Kitapyurdu/İlknokta/OkuOku



4 yorum:

  1. Bu kitabi cok severek okumustum ben de. Sade ama etkileyici. Yekta Kopan´dan daha fazla kitap okumak istiyorum...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, blogunuzu yeni keşfettim, takipteyim.
    Bloguma da beklerim.

    www.gripalyaco.com

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim hemen iade-i ziyarete geliyorum :)

      Sil

Sevgili Dostlar;

Ben geldim.Yazmaya yazmaya paslanmışım ama size aktarmak istediğim birtakım şeyler var ondan geldim. Ygs - lys maratonuna ara verdim geldi...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...