11 Mayıs 2016 Çarşamba

Alıntılar: Hikayem Paramparça - Emrah Serbes





Alıntı..

"Kendimizi özgür zannediyoruz oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar. Sınırlara gelince fark ediliyor bu. Dışarı çıkmak isterken kendini cama vurup duran yarı delirmiş karasinekler gibiyken. Sadece geceleri, yapayalnız ve yalın ayakken anlaşılabilecek şeyler var."
"Bir şarkıyı, sanki yeryüzünde dinlenecek başka bir şarkı yokmuş gibi, yüz sefer arka arkaya dinlediğin oldu mu hiç?"
" Oldu," dedi.
"Anlatamadığın şeyi o şarkıda bulduğun içindi işte o," dedim.
"Gerçek şu: Hikayeleri güzelleştikçe insanlar mutsuz olurlar."
"Bir istek başka bir isteği doğuracaksa ve biz sonunda hep mutsuz olacaksak neden hala istemeye devam ediyoruz?"
"Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar."
"Mutlu olabilmek için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. Mutsuzluk için tek bir neden yeter."
“Düşleri gerçek sanmaya başlarsan onlarda kusur da bulmaya başlarsın.”
"İnsanların benim hakkımdaki düşüncelerine çok önem verdim. Her kişiliği bir saplantı şekillendirir. Benimkini şekillendiren de bu oldu sanırım."
"Boşlukta değilim. Boşluğun kendisiyim."
İnsan en az üç kişidir. Kendisi, olmak istediği kişi ve aradaki farkta yaşayan üçüncü. En sahicisi de bu üçüncüdür. Olmak istediğin kişiden kendini çıkardığında, aradaki farkta yaşayan kişidir en çok sana benzeyen. Ne kendin kadar huzursuz ne de olmak istediğin kişi kadar hayalidir o. Yine bu yüzden iki insanın birbirine âşık olması en az altı kişi arasında geçen bir hadisedir. Hangi kişiliğinin hangi kişiliğe, hangi parçanın hangi parçaya özlem duyduğunu çözemediğinde, içmeyi unuttuğun sigara parmaklarını yakana kadar karşı duvara bakarsın.
Bir kız arkadaşı vardı, on yıldır beraberdiler. “Birini terk etmek teorik olarak imkânsızdır,” derdi. “Onu terk ettim diyelim, peki hatıraları nasıl terk edeceğim? O tonlarca hatırayı zihnimde değil de sırtımda taşıyacakmışım gibi hissediyorum.” O akşam oturduğumuz yerden ayrılırken de dönüp arkasına bakmıştı hüzünle. “Geçmişi unutmak istiyorsan geleceğe de gözlerini kapatman gerekir Salih,” demiştim o zaman.
“Bu cümle senin mi?” diye sormuştu.
“Benim hiçbir şeyim yok Salih. Uykum bile.”
“Bak bu laf güzelmiş.”
“Bu laf da benim değil, Memet Baydur’un.”

1 yorum:

  1. Emrah Serbes hayranı olarak paylaşım için teşekkür etmeliyim.
    Takipteyim, bende beklerim. Tebessümle:)
    http://guzelliksenfonileri.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil

Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şul...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...