24 Mayıs 2016 Salı

Inceleme: 4N1K - Büşra Yılmaz


Yaprak; küçükken, markette annesinden sürpriz yumurta istediği için bulgur reyonuna sıkıştırılıp çimdiklenenler, ilkokul önlüğünün altına eşofman giyip okula gidenler, yeşil silgisini diş izi yapanlar ve kırmızı kapaklı tüm dersler kitabının saman sayfalarını silerken yırtanlar kadar sıradan bir kız çocuğuyken; birlikte büyüdüğü dört çılgın erkek arkadaşı yüzünden akranlarından biraz farklı bir kız haline gelmiştir.
Dünyası, on iki yıllık dostları, gamzeli kahramanı Ali, tek ideolojisi 3P (pizza, pijama, pislik) üzerine kurulu bir çılgın, Oğuz, sevgilisini kendi vesikalık resminden bile kıskanan demirli, Gökhan ve notları toplamda bile 100'e ulaşamayan çorap fetişisti tatlı çapkın Sinan'dan ibarettir. Kalbi dördüyle tıka basa dolu, hayatı onlarla rengârenk olduğu için aşka ne inancı vardır ne de ihtiyacı...
Ama bir gün rutin (!) hayatı, doğum gününde gelen bir paket ile tümden değişir. Paketin içinde, gizemli bir âşıktan gelen, kızımızın asla giymeyeceği türden gösterişli bir elbise ve içinde de bir not vardır.

Selamlar! Bugün komedisi bol bir kitapla karşınızdayım.Bu kitap Wattpad çıkışlı ve ben, Watty asla okumam diyen kız, bu kitaba bayıldım! Ne kadardır bilmiyorum, 4N1K Facebook grubuna kayıtlıyım.Geçen gün anasayfada gezinirken karşıma çıktı ve bir bakayım dedim.Allah'ım bir grup bu kadar mı samimi olur? Bir yazar bu kadar mı tatlı olur? Allah'ım dedim, okumalıyım!

Nihayet kitaba başladığımda sıkıcı bir matematik dersinin ortasındaydım ve aşırı derecede sıkılıyorum.Sabahına Isla'yı okumuş ve hiç beğenmemiştim - yorum gelecek -.Elim kitaba varmıyordu anlayacağınız ama bir bakayım dedim.Hep "bir bakayım" sayesinde okudum bu kitabı.Başladım ve eve gidene kadar bir iki yüz sayfa okudum, evde okuyamadım maalesef.Ertesi gün ikinci ders başladım ve beşinci ders kitabı okumak için bana "Artık bitir." bakışları atan arkadaşıma verdim.

"Nerede, ne zaman, neden, ne olursa olsun! Hepimiz kızımız, kızımız hepimiz için!"

Kitabımızın konusuna gelelim.Efendim 4 oğlan 1 kız, bizim 4N1K grubu.Çapkın Sinan, aşık Gökhan, mesegillerden Oğuz, gönlümün efendisi Ali ve tatlı kızımız Yaprak.Karakterlerin resimleri var kapakta ve doğruyu söylemek gerekirse nefret ettim, doğru düzgün bakmadım bile.Kitap demek sınırsız hayal gücü demektir arkadaşlar...

Yaprak'tan bahsedeyim biraz size.Yaprak'ı, nedendir bilinmez, hep tatlı yazarımız gibi hayal ettim.Yaprak içinden geleni yapan, arada saçmalayan, harika dostları olan çok şanslı bir kız.Düşünün kızımızın en sevdiği şey yerde yuvarlanmak.Bir de yazarı düşünün.Tam yerde yuvarlanmayı sevecek bir tip yok mu?

"Bir erkek için dünyada sadece iki tane güzel kadın vardır. Biri annesi, diğeri aşık olduğu kişi. O yüzden, benim için güzel değilsin."

Biraz da Ali'mden bahsedeyim.Ah ah! Boşuna gönlümün efendisi demedim.Çoğu kızın aradığı tarzda bir erkek Ali.Düşünceli, kibar, centilmen.O sigara içişleri bile etkiledi be! grubun her şeye koşanı, yardımsever ve fedakarı.



Sinan, Gökhan ve Oğuz.O kadar komik, o kadar komik karakterler ki, az rezil olmadım olur olmaz yerde attığım kahkahalar yüzünden.Karakterlerin ayrı ayrı hayatları var tabi.Ayrı ayrı dediysem yanlış anlaşılmasın.Bunlar sıkı dostlar hem de kaç yıldır ama ilişkileri var, aileleri var...

Aile demişken, grubumuzun ailesi de arkadaş, mesela yılbaşında beraberlerdi.Ah, Oğuz'un annesi bahsetmesem olmaz.Hani bu hepimizin annesinin yaşadığı orta yaş sosyal medya hastalığı var ya, Oğuz'un annesi de bundan muzdarip.Hem de Facebook, Twitter değil sadece, Snapchat'i bile var!

Bakın bu alıntı tam ben:

"Tamam, şimdi ilk önce geometri çalışalım," deyip önündeki kitabı açtı gamzeli öğretmenimiz. "Nerden başlayalım?"
"Mısırlılardan başla kanka," dedi Sinan.
"Tarih değil geometri çalışacağız," dedi Ali kaşlarını çatarak. "Mısırlılar nerden çıktı?"
"Kanka geometri zaten... Mısırlılar bulmadı mı geometriyi? İşte bulunduğu yerden itibaren al sen. Bende geometri oradan eksik de."


Kitabın asıl konusuna gelelim, hiç gelmek istemiyorum çünkü nefret ettiğim bir karakter var: Barış.Yaprak kızımız Ali'nin ona duyduğu aşkı bilmiyor ve karşısına filmlerdeki gibi okulun yıldız çocuğu Barış nam-ı diğer Sırık çıkıyor.Sırık kızımızı ikna etmeye çalışıyor ve kitap bunun üzerinden ilerliyor.

Barış'tan nefret ettim.Hem davranışları sinir bozucuydu hem de ben zaten başından beri Ali tarafındaydım ki asla yapmadığım ve yapmam dediğim bir şey yapıp kitabın sonunu okudum hem de ilk yüz sayfada.Kalbim dayanmayacaktı yoksa Ali mi Barış mı diye.Bir tek son satırı okumuş olsam da anlayacağımı anlayaıp döndüm devam ettim okumaya ve son yüz sayfalarda hiç beklemediğim şeyler oldu.

Sona kalan iki kağıt Oğuz ve Sinan'ınkiydi. "Oğuz Ünal, kaç bekliyorsun?" diye sordu hoca, Oğuza bakarak. "Ben bilmem kıymetli öğretmenimiz. Allah'ın takdiri neyse onu alacağım." Oğuzun dalgayla karışık gevşek cevabına, gözlüğünün üzerinden ters ters baktı hoca. "22 evladım.22!" Kriz. Sinan, Oğuzu dürttü ve kulağına sadece bizim duyabileceğimiz şekilde fısıldadı. "Tuvalette ekmek mi kemirdin, Allah'a şirk koşarken kul hakkı mı yedin, dört büyük kitaba diss mi attın, şeytana ruhunu mu sattın anasını satayım. Dinden 22 almak ne lan?""Sinan Yorulmaz. Sen de 15 aldın... Bravo." Hoca elindeki son kağıdı da kağıt yığınının üzerine koyup, hepsini hızla çantasına tıkıştırdı.
"Ben de galiba Oğuz'a bunları yaparken eşlik ediyordum..."

Şimdiden söylemiş olayım, kitapt küfürler var.Uyarmadı demeyin.Küfürler var ama özellikle Yaprak'ta inanılmaz bir sözel zeka var herhalde çünkü çok özgün lafları vardı.

Ben sadece eğlenmek için okudum diyebilirim ve puanımı bu doğrultuda vereceğim.Tam bir lise hikayesi, ne eksik ne fazla.Özellikle kitabın başlarında, alışmaya çalışırken "Aaa bu Esra!" "Aaa bu ben!" "Aaa bu Harun!" gibi benzetmeleri o kadar çok yaptım ki bir süre sonra bu kitabın hepimizden bir şeyler barındırdığını fark ettim.Bu inanılmaz bir şey, lise çağında okuyorsanız bana katılacaksınız.

Yaprak'ı kıskanmadım değil, onu da söyleyerek yorumu bitireyim.Yazdığım en uzun yorumlardan oldu sanırım :)

Bunu okuyan 4N1K ailesine selamlar yolluyorum *-*

Bu arada yazarın yeni kitabı çıkacak, onu da okumak için çıldırıyorum! Görüşmek üzere!

Puanım: 






 Yazımı beğendiniz mi? Beni Google+ veya GFC üzerinden takibe alırsanız yazılarımdan haberdar olabilirsiniz :)

[​IMG]  Mail adresim: altan.sulecik@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şul...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...