19 Mayıs 2016 Perşembe

Inceleme: Muzlu Pastam - Betül Güçlü


Muzlu PastamBu kitabı yemek isteyeceksiniz!
Muzlu Pastam; Süper Dadı'nın yazarı Betül Güçlü'nün ikinci kitabı, daha ilk dokunuşunuzda yüzünüzü güldürecek.
Gerçek bir pastacının, gerçek bir pastaya benzeyen ve en az pasta kadar tatlı bir aşk hikayesini anlattığı bu kitap, her yaştan okura hitap ediyor.
Bir tutam aşk,
Kocaman beyaz bir bulut,
Biraz peri tozu,
Azıcık inat,
Bi' çimdik kıskançlık,
Bolca tutku...
Betül Güçlü'nün bu özel formül ile hazırladığı Muzlu Pastam'ın tadı damağınızda kalacak.
Belki bir gün sizin kapınıza da küçük bir kutu bırakırlar, kim bilir?


Muzlu Pastam, yazarın yayınlanan ikinci kitabı.İlk kitabı Süper Dadı gibi Müptela yayınevinden çıkma.
İki kitap seri değil ama ben ona da biraz değinmek istiyorum.Süper Dadı'yı okuduğum vakitler, geçtiğimiz yazdı, çok keyif almıştım.İki saatte bitmişti ve oldukça eğlenceliydi.Kısa yorum: Hey, kitaplığınızda Süper Dadı'ya yer açın! Kitaba son derece ön yargılı başladım dostlar.Wattpad'den çıkan bir kitap sonuçta ve ben daha önce güncel yazarlarımızı okumamıştım ama şu an yüzümde öyle bir gülümseme var ki, savulun güncel yazarlar ben geliyorum!
Şeker gibi bir kitaptı.Kurgusu sağlamdı.Karışık ya da çok uğraşılmış değildi aksine basitti, yazarın içinden geldiği gibi yazdığı belliydi.
Efran ismini çok yadırgadım hatta bir de ikizlerden birinin ismi Barel miydi neydi tam öğrenemedim de ismi.O kadarcık kusur kadı kızında da bulunur :)
Beni güldürmeyi başardı.Aynı zamanda "Reading slump" kıyısındaydım, bu ince kitap bir nebze kaygımı azalttı.
İşin özü ben bu kitaba 6.5'tan 7 vereceğim.İyi hoş da öyle iddialı bir kitap değil.Romantik komedi kıvamında, aksiyon da barındıran bir aile romanı.

Muzlu Pastam hem içerik olarak hem tasarım olarak Süper Dadı'nın altındaydı bence.Kitabın kapağını beğenmedim ama cildine diyecek lafım yok.İçeriğine gelirsek...
Destan isimli esas kızımız, evet adı Destan.Kitap fantastik değil ve günümüzde geçiyor.Şu an sokağa çıksanız kaç tane Destan görürsünüz? Bence en fazla iki.Eğer bir yazar günümüzden bahsediyorsa ve realist bir kitap yazıyorsa günlük hayatta karışılacağımız isimler kullanmalı.Destan okumaktansa pastane açmayı tercih etmiş şirin bir genç kız.Hikayemiz "Destan'ın Düşleri" pastanesinde başlıyor.Destan çok masraf etmiş ve altından kalkamıyor.Ne yapsak ne yapsak derken çareyi kurs vermekte buluyor.Ne kursu mu? Tabi ki pastacılık!


Kızımızın kursuna katılan bir beyefendi, yirmi beş yaşlarındaki Ali Bulut kursiyer olarak kalmıyor Destan'ın Gönlünün Fatihi oluveriyor.

Kitap eleştirime karakterlerle başlamak istiyorum.Destan dışındaki isimler güzeldi.Eylül, Giray, Alper... Destan ve Ali Bulut bir hikaye, Eylül ve Giray bir hikaye olarak verilmiş.Eylül ve Giray hikayesinin diğer hikayenin altında kaldığını düşünüyorum.Zeynep ile Alper de karakterler arasındaydı.Alper girdi hikayeye ve sonra unutuldu.Yazar da bunu fark etti ve onu dahil etmeye çalıştı ancak ben beğenemedim sevgili yazar.


Kitabın konusu pek yoktu.Günümüzde birçok gencin yaşadığı şeyler artık bunlar! İlginç bir şey yok.Sanat, bize görmediğimizi gösteren değil miydi? 

İki karakterin tanışması ve birlikteliği.Küskünlükleri, dargınlıkları.Yazar pastane işiyle renk katmış ama sönük kaldı diyebilirim.Pasta sürprizleri de sıktı bir süre sonra.


Bu arada kitabın anlatımı da karışık.Hikayeyi Destan'ın gözünden dinlerken bir anda başka birinin hayatına dalıyoruz.

Bazı yerlerde yazar hikayeyi klişelere boğmuştu.Aile kısımları olmamıştı bence, sönüktü yine.

İşin aslı, sıkılmadım ama bayılarak okuduğum bir kitap da değildi.Kısa olduğu için tadında diyebilirim.

Puanım: 


1 yorum:

  1. Kitap tasarımını çok seviyorum bu kitabın. renkler falan çok güzel :) Okuma listemde olan kitaplardan biri :)

    YanıtlaSil

Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şul...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...