10 Mayıs 2016 Salı

İnceleme: Rockstar Sevgilim - Eleanor Wood


 
Kalp spazmı geçirtecek kadar romantik, kahkaha krizlerine sokacak kadar komik bir gençlik kitabı... Ünlü bir rock grubunun yakışıklı ve yetenekli solisti Jackson Griffith'e on üç yaşından beri âşık olan Tuesday'in, üç arkadaşı ve annesi dışında kimsenin okumadığını düşündüğü bir müzik blogu vardır. Sıradan ve hatta çok zaman sıkıcı da bir hayat yaşayan Tuesday, lise bitirme sınavlarına hazırlanır, boş vakitlerinde ikinci el mağazalarını talan eder, sıkça saçlarını boyatır ve blogunda yazar.On sekiz yaşına bastığında âşık olduğu Jackson Griffith artık çoktan Tuesday'in ilgi alanından çıkmıştır. Fakat hayat bu ya, bazı mucizeler ondan vazgeçtiğinde gerçekleşir. Artık Tuesday'le ilgilenme sırası meşhur rock yıldızı Jackson'dadır. Genç kızın müzik blogunu keşfeden yakışıklı solist, bıraktığı mesajlarla Tuesday'in sıkıcı hayatını ya renkli ve heyecan dolu bir peri masalına dönüştürecektir ya da her şey bir trajediden ibaret kalacaktır. Bundan sonrası Tuesday'in yapacağı veya bir türlü yapamayacağı seçimlerine bağlıdır.

Okuduklarıma yorum yetiştiremez oldum, Allah'a şükürler olsun.. Rockstar Sevgilim, planda olmayan bir kitaptı.Kitabım bittiğinde elimdeki tek kitap buydu ve başladım.İyi ki başlamışım, demiş miyim buyrun yazımın devamına :)

Konudan kısaca bahsedelim.Tuesday, hafif toplu, on sekiz yaşında bir kız.Öğrenci ve deneyşmlerine paylaştığı bir blogu var; ama blogunu sadece kendisi ve çevresindeki birkaç kişi okuyor maalesef.Bir gün Tuesday'in hayranı olduğu Jackson adındaki bir rockçının ismini kullanan bir kullanıcı ortaya çıkar ve Tuesday'in yazılarına yorum yapmaya başlar.Bununla da yetinmez mailden konuşmaya başlarlar.Sizce o gerçek rock yıldızı olabilir mi?

Kitabı rastgele okumaya başlamış olsam da satın almam öyle olmadı; kitabı seveceğimden emindim çünkü konusu ilk gençlik kitaplarına benziyor ve bu tarz kitaplara düşkünlüğüm var.Ve bir başka sebep, sizce de konusu ve içeriği Çevrimiçi Kız'a benzemiyor mu? Rockstar Sevgilim kitabında da blogdan alıntılar vardı.

Konusu anlattığım gibi, açıkçası Tuesday'in hikayesi pek ilgimi çekmedi.Evet, acı gerçek.Tuesday sıkıcı bir karakter geldi bana.Tüm davranışları saçma gibiydi.Buraya bir parantez açmalıyım."Çıldırıciğiim!" Arkadaşlar, yabancı kitaplardaki yaş olayı beni benden alıyor.Tuesday on sekiz yaşında ve geçen okuduğum Tehlikeli Yalanlar kitabındaki Stella'da on sekiz yaşındaydı ama ikisinin davranışları arasında dağlar kadar fark var! Bazı kitaplardaki karakterleri iyice sarsmak istiyorum "Kendine gel, sen daha 16 yaşındasın!" diye bazıları ise Tuesday gibi moron oluyor, affedersiniz yazar hanım.

Tuesday'in hikayesi ilgimi çekmese de her "Ben bu kitabı bırakacağım." dememde beni kitaba bağlayan şey yan karakterler oldu.Öncelikle bir sevgili var.On sekiz yaşında ve kendinden habersiz.Tamam, iyi bir örnekle başlamalıydım belki.O zaman anne karakterine geçelim:Tuesday'in annesi.Bu karakter maddi sıkıntısı pek olmayan, kızına bakabilen, aklı bir karış havada ama aynı zamanda ayakları yere basan, dul bir kadın.Bana hem eğlenceli geldi hem de bu tarz kitaplarda karakterler genellikle ilgisiz anne babalarla yaşıyorlar, Tuesday'in annesi gayet ilgiliydi.

Benim ilgimi çeken asıl çift ise Anna - Nishi çifti.Eşcinsel bir ilişki.Kitaplarda bu tarz şeylere pek yer verilmiyor, bana oldukça ilginç geldi.Yazar bu olayı "Aman Tanrım" durumundan çıkarmış, iki kız arasındaki ilişki sorunlarına yönelmiş direkt.Bu konudaki kişisel görüşümü paylaşmanın yeri burası değil, ben sadece yazarın başka bir konuya değindiğini anlatıyorum size.

İşte böyle efendim, yabancı kapağını koyayım şuraya.


Bu kapak çok daha güzel bence.Bir de unutmadan kitabın akışıyla ilgili bir sorun olduğunu da eklemeden gitmeyeyim.Belki tasarımdan belki yazarın anlatımdan çözemediğim bir sıkıntı vardı kitaptı.Okuyorum okuyorum bir bakıyorum elli sayfa olmuş, ilginç.

Yazarda potansiyel var bence, sonraki kitaplarını okuyacağım :)

Puanım: 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şul...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...